Fotoğraf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fotoğraf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Kasım 2014 Cumartesi
22 Kasım 2014 Cumartesi
1 Eylül 2013 Pazar
Eylül, Sonbahar, Yapraklar
Anlamlandıramadığım
bir şekilde eylülü çok seviyorum. Sonbaharı çok sevdiğimdendir diyeceğim ama
niye ekim ya da kasım değil de sadece eylül?!
Bilemiyorum.
Ama
bildiğim bir şey varsa o da ben hırka insanıyım. Hırka giymeyi çok seviyorum. Ne
sıcak ne soğuk olacak hava da. Yere düşen renkli yaprakları izlemeyi seviyorum.
İki tarafında da ağaç olan ve yapraklarla kaplanmış yollarda yürümeyi seviyorum
her ne kadar Kuşadası’nda bunu pek bulamasam da.
Salep
içmeyi seviyorum. Yeşil çayımla film izlemeyi seviyorum. Her ne kadar kahve ve
türleriyle aram çok iyi olmasa da bu mevsimde arada sırada kahve içmeyi de
seviyorum.
Sonbaharla
ilgili görselleri de seviyorum. Böyle kocaman bir fotoğraf arşivim bile var. Birkaç
tanesini de buraya koyayım. Bulunsun. Arada özledikçe açar bakarım. :)
Not: Fotoğrafların hiçbiri bana ait değil. Genelde pinterestten alındı.
21 Ekim 2012 Pazar
DIY - Fotoğraf Askısı
Bir ara ev aradığımdan bahsetmiştim, sonra da taşınma telaşım vardı. İşte ben sonunda taşındım. İkinci haftaya girmek üzereyim hatta yeni evimde. Şimdilik acil olan eşyaları aldım eve. Salonumda bir şey yok mesela. Onları da bayramdan döndükten sonra alacağım.
Ama işte salonun bir duvarına çakılmış böyle 4 tane çivi vardı ve gelip geçtikçe gözüme takılıyordu. Üstelik de kötü duruyor öyle. Sanırım eski kiracı tablo falan asmış. Neyse işte ben de böyle bir şey istiyordum zaten hep. Eski evde duvarlar değişik bir maddeyle boyandığından ve ben duvarları böyle çivilerle delik deşik etmek istemediğimden yapmamıştım. Burada başkası delmiş nasılsa. Ben de üzerine ip gerdim ve birkaç fotoğraf astım.
Tabii daha bir sürü fotoğraf çıkarttırıp asacağım. Böyle çıplak kalmayacak yani. Bir de o klipsler yerine minik mandallar almalıyım.
Adını da bilemedim. Derya Baykal gibi fotoğrafdanlık mı deseydim yoksa başka bir şey mi?! :Pp Fotoğraf askısı dedim geçtim. :))
24 Temmuz 2012 Salı
Süper Süper
http://wantthefashion.blogspot.com/2012/07/fisheye-lomography-hediyemiz.html?spref=tw
Çok güzel çok sevimli bir şey bu ya. Nolur nolur bana çıksın.
Çok güzel çok sevimli bir şey bu ya. Nolur nolur bana çıksın.
25 Mayıs 2012 Cuma
Oyun ve Oyuncak Müzesi
Pazar günü döndüm Balıkesir’den.
Salı günü de İzmir’deydim. Arkadaşımla sözleşmiştik. Kendisi bana şehir
rehberliği yaptı biraz. İlk önce Asansöre çıktık. Oradan İzmir’in manzarası
harika bu arada.
Daha sonra
da Oyun ve Oyuncak Müzesi’ne gittik. Ben bu müzeyi bir blogda okumuştum.
Çocuklarınızı götürebilirsiniz, güzel bir hafta sonu etkinliği olur yazıyordu.
Biz de kocaman çocuklar olarak kendimizi gezdirdik. :))
Yürüyerek dolaştık her yeri.
İzmir’i tam bilmediğim için doğru koordinatları veremeyeceğim maalesef. :(
Bu hafta
müzeler haftası olduğu için giriş ücretsizdi. Ne kadar şanslıyız, değil mi?
Bazı
müzelerde çekime hiç izin verilmiyordu. Ama uzun zamandır flaşsız fotoğraf
çekebileceğimizi söylüyorlar. Belki de talep doğrultusunda böyle bir karar
alınmıştır, bilemiyorum. Tabii ki flaşsız olmasının nedeni eserlere zarar
vermemek için. Buna sonuna kadar katılıyorum ve saygım da sonsuz.
1800lerden 1900lerden kalma
oyuncaklar vardı müzede. Şaşırıyor insan taa o zamandan bu zamana nasıl gelmiş
bunlar diye. Bir yandan da bugüne değin çok da yaratıcı şeyler üretilememiş. O
da dikkat çekiciydi bence.
Bu da Atatürk'ün manevi kızı Ülkü Hanım'ın küçükken yaptığı bir resim.
O gün bir de Mask Müzesine de
gittik. Onu da başka bir postta anlatacağım.
23 Mayıs 2012 Çarşamba
Resim Sergisi
Pazartesi günü İbramaki Sanat Galerisi'ne gittik arkadaşımla. Resim sergisi vardı. Çiğdem Tuncay adlı bir ressamın "Senin Gözlerin Benim Bahar Sabahlarımdı" isimli sergisiydi. Biraz acelemiz olduğu için sadece alt katı gezebildik. Ama müsait bir anımda tekrar gideceğim. 21 - 26 Mayıs tarihleri arasındaymış zaten. Çok az da fotoğraf çektim.
Bu yamuk fotoğraf benden kaynaklanmıyor. Çekerken farketmemiştim ama çerçeve yamuk duruyormuş. :))
İbramaki Sanat Galerisi'nin sitesine bakmak isterseniz, tık tık.
1 Mayıs 2012 Salı
KUTO Türk Halk Müziği Konseri
Bu
konser taa 20 Nisandaydı. Arkadaşlarla birlikte gitmiştik. Kuşadası Soğucak
İlköğretim Okulu yararına düzenlenmiş bir etkinlikti.
Yarısına kadar
dinleyebildik çünkü o gün bir arkadaşımızın doğum günüydü. Ara verilince çıkmak
zorunda kaldık. Onun doğum gününü de sahilde kutladık. :)
Bizim
dinleyebildiklerimiz:
·
Gerizler
Başı
·
Bodrum
Hakimi
·
Oldu
mu Ayşe’m Oldu mu?
·
Evlerinin
Önü Bulgur Sokusu
·
Yağmur
Yağar Şıpır Şıpır
·
Kara
Toprak
·
Ne
Feryat Edersin Divane Bülbül
·
Al
Yazmamı Düreyim
·
Dam
Başında Oturur
·
Saçlarını
Taramışsın
·
Ocak
Başında Kaldım
·
Ben
Giderim Batuma
Dinleyemediklerimiz:
·
Vur
Dizini Efem
·
Su
Kayadan Süzülür (Ağla Beni)
·
Mektebin
Bacaları
·
Eğil
Salkım Söğüt Eğil
·
Müdür
Beyin Yeşil Kürkü
·
Ayrıldım
Güler Miyim
·
Payton
Geldi
·
Hasretinle
Yandı Gönlüm
·
Hata
Benim – Ankara – Odana Serdim Halı
·
El
Veriyor
·
Hadi
Gari
Not:
KUTO: Kuşadası Ticaret Odası
Sonra
da arkadaşımızı –oyalaya oyalaya- sahile götürdük. Önceden giden arkadaşlar da
pastayı hazırlamışlardı. Bir köşeye saklandılar ve sürpriizz!!! Güzel bir doğum
günü oldu bence. Bu da o güzel andan bir kare. :)
Son Haberler
*
Yine her zamanki gibi çok yoğunum. Bence bu yoğunluk zamanı iyi
yönetemediğimden kaynaklanıyor. Yoksa her zamanki –yıllardı olduğu gibi-
yaşamaya çalışıyorum. Ama doğru düzgün bir program yapıp uygulayamıyorum
sanırım. Sonra da şikayet ediyorum böyle. Bu huyumu hiç sevmiyorum işte.
*
Geçen haftaların birinde bir halk müziği konserine katılmıştım. Arkadaşın doğum
günü vesilesiyle ara verilince çıkmak zorunda kaldık ama olsun. Dinlediğim
kadarıyla lezizdi.
*
Yine geçtiğimiz haftalarda Selçuk’taki Keçi Kalesi’ne tırmandık. 540 metre
yüksekliği varmış. Tabii ben pek tırmanabildiğimi düşünmüyorum. Resmen
sürünerek çıktım. Uzun zamandır doğru düzgün dinlenmediğim ve uyumadığım için
(yine dinlenememeye çıkıyor bu) bacaklarıma kramp giriyor sürekli. Hah işte!
Tırmanırken de oldu bu. Ve hüzünlü son. Daha yeni başlamışken yol, benim için
işkence gibi önümde uzadı da uzadı kısalacağı yerde. Kaleye çıkıncaya kadar
öldüm öldüm dirildim ama vardığımda gördüğüm manzara hepsine değerdi.
*
Bu hafta sonu derneğin çalıştayı dolayısıyla Denizli’deydim. Geçen yıl da
gitmiştim Denizli’ye. Bir arkadaşımda kalmıştım. Güzeldi. Bu yılda güzeldi.
Sunumlardan gözlerimiz pörtlese de orada olmaktan mutluydum.
*
Yarın finallerim başlıyor. Bense oralarda, buralarda fink atıyorum. Blogu çok
ihmal ettim. Aklımdakileri de unutmadan yazmak istiyorum. O yüzden birkaç post
daha ekleyebilirim.
*
Okul bitti resmen. Finallerden sonra bitecek yani. İkinci sınıf oldum artık.
Zaman ne kadar da hızlı geçiyor yahu.
*
Bu yıl için hedeflediğim çoğu şeyi gerçekleştirdim sayılır. Eksikler var tabii
ki. Olsun. Düzeltilir. Yine de en büyük eksikliğim çok kitap okuyamamam. Eskisi
gibi değil okuma düzenim. Niye böyle oluyor anlamıyorum.
*
Ha dün bir fotoğraf sergisine katıldım. Onun da postunu yapacağım inşallah.
Yine
karmaşık oldu ama aklıma geldiği gibi yazdım.
Beni mimleyen herkese teşekkür ediyorum. Vakitsizlikten bir türlü cevaplayamadım. Herkesten tek tek özür diliyorum.
Beni mimleyen herkese teşekkür ediyorum. Vakitsizlikten bir türlü cevaplayamadım. Herkesten tek tek özür diliyorum.
26 Şubat 2012 Pazar
‘Söylence’ Fotoğraf Sergisi
Oğuz Nusret
Bilik’in Söylence adlı fotoğraf sergisini gezdim dün. Kuşadası İbramaki Sanat
Merkezi’nde sergileniyordu.
Fotoğraflar çok güzeldi bence. Sergi 13
– 25 Şubat arasındaydı.
Şimdi
fotoğraflarını görelim. Bol fotoğraf var, onu da söyleyeyim. :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





























