kendin yap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kendin yap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Temmuz 2016 Pazartesi

Bitki Çayları ve Bir Küçük Kendin Yap Dokunuşu


        
         Merhabalar;
         Ülke gündeminden dolayı hiçbir şey yapmak gelmiyor içimden. Uyumak istemiyorum, uyanmak bile istemiyorum. Çok umutsuzum. Çok şey söyleyesim, çok şey yazasım var ama içim acıyor. Engel olamıyorum.
         İyi olmadığını biliyorum. Devam etmek gerek, ilerlemek gerek. İleriye bakmak gerek. Biliyorum. Deniyorum.
         Deneyeceğim.
         Gelelim başlığa ve çaylara. Çayı seviyorum. Bitki çaylarını da çok seviyorum. Yeni denediklerim oldu. buraya da yazayım dedim.
         Öncelikle söylemek istediğim şey üniversite sayesinde yeme alışkanlıklarım biraz değişti. Mesela hayatıma ton balığı ve yeşil çay girdi.
         İlk önce sade yeşil çayla başladım. Sanırım o zaman bu kadar da çeşit yoktu ya da ben bilmiyordum.
         Yeşil çayı demleyerek de içmeyi çok seviyorum ama yalnız yaşadığımdan koca demliği bitiremiyorum. O yüzden de daha çok poşet çayları tercih ediyorum. Evet, tadı aynı değil ama ziyan olmasındansa ben bunu tercih ediyorum.
         Sade yeşil çaydan sonra limonlu ve nanelisini denemiştim. Onları da sevdim ama bugün bahsedeceklerimi çok daha fazla merak ediyordum.


         Yaseminli Yeşil Çay: Bunu çok duyuyordum ama bana yakın olan marketlerde bir türlü bulamıyordum. En sonunda Doğadan’ın yaseminli yeşil çayını buldum ve çok sevdim! Bir kere yasemin çok güzel kokuyor ve çok da yeşil çay tadı yok aslında. Daha çok çiçek içiyormuşsunuz gibi. :) 20 adet var içinde.


         Yeşil Çay – Gül Karışımı: Bu yıla kadar gül kokusundan bile nefret eden ben birden bire içinde gül olan her şeye ilgi duyar oldum! Yine Doğadan’ın Büyülü Bohça serisine bakınırken yeşil çay-gül karışımı çayı olduğunu görünce hemen aldım. Bunu da çok sevdim. Açıkçası alırken tadı kötüyse diye korkuyordum. Keşke kozmetiklerde olduğu gibi böyle ürünlerde de tester olayı olsa. Bir tane alıp denesem, seversem gidip koca kutuyu alsam. İçinde 16 adet var.


         Mistik Chai: Yine bin markette gezinirken –evet, market gezmek benim hobim- gözüme bu ilişti. Daha önce hiç görmemiştim bu ürünü. Hatta nedense Doğuş markasının poşet çaylarına hiç dikkat etmemişim. Üzerinde sütle içilmesi tavsiye edilse de ben su ile içiyorum. Sütlü halini sevemedim nedense. Ağır geldi biraz bana. bu çayın da kokusu harika ve içimi yumuşak. İçinde 20 tane var.
         Bu arada yeni hedefim –tabii bulabilirsem- gül çayı ile çilek çayını denemek. Bir kere bir aktarda görmüştüm ama o zaman acelem vardı almadım. Sonra da bir daha denk gelemedim.



         Bir de bir teneke kutum var. İçine poşet çaylarımı koyuyorum fakat çok dağınık duruyorlar ne kadar düzenlersem düzenleyeyim. Ben de kartondan böyle bir şey yapıverdim. Çok dandik bir şey ama bir süre kullanayım bakalım. Daha sonra boya alıp kutuyu boyamayı düşünüyorum. O zaman içine de doğru düzgün bir şeyler yapacağım.

16 Aralık 2014 Salı

DIY: Yüzük Standı

         


         Elimde süngerimsi bir materyal ve bir karton kutu vardı. Kesip yan yana dizdim ve ta-daa oldu bitti.

         Sonuç budur. 

30 Ekim 2014 Perşembe

DIY – Oje Yapalım

         
         Çok eskiden aldığım bir far paleti vardı elimde markası bile belli değil. Pinterestte de fardan oje yapımını görmüştüm ve aklımın bir yerlerine not etmiştim hemen. Bir gün odamı toplarken elime geçtiler yine ve hadi yapayım dedim.


         Bunun için ihtiyacımız olan malzemeler;
         -Herhangi bir renkte far
         -Şeffaf oje
         -Farı ezmek için küçük bir kap ve ezmeye yarayacak bir materyal. (Ben çay kaşığı kullandım.)


         Sonrası basit zaten. Kullanmak istediğimiz farı kabın içinde iyice eziyoruz ve ojenin içine koyuyoruz.



         Kaşıkla koymak zor olduğu için kağıttan küçük bir huni yaptım ben. Sonrada karıştırıyoruz ve ta-daa yeni ojemiz hazır. :)


7 Ekim 2013 Pazartesi

DIY – Telgrafın Tellerine Kuşlar Mı Konar?


Telgrafın Tellerine Kuşlar Mı Konar?
Herkes sevdiğine canım böyle mi yanar?
Yeni bir kendin yap projesiyle buradayım sevgili blog.
Şimdi efendim ben pinterest deryasında gezinirken çok beğendiğim, hasetimden çatır çutur çatladığım bazı güzellikleri biriktiriyorum bilgisayarımda. Nitekim dün de bunlardan birine baka baka Minion yaptım. Ona da bakmak isterseniz bir tık.


İşte bu güzel takımı da görünce “Aman Allahım! Bu benim olmalı!..” diye höykürdüm bilgisayara ama ses vermedi namussuz. Sonra baktım baktım, ben yaparım ki yahu bunu dedim. Dedim demesine de tabii aradan oldukça uzun bir süre de geçti. Stajdı, çalışmaydı derken yazı yedim bitirdim  zaten. Şimdi okul açıldı, hazır havalar da soğudu hazır iş de bitti evde daha çok zaman geçirir oldum tabii.


Dün Minion’u yaptım ama aklımda asıl bunu yapmak vardı. Aklımda kalacağına yapayım da çıksın aradan dedim bugün ve aldım elime porselen kalemimi ve çizmeye başladım. Zaten çizim çok basit bir şey. Beş dakikada oluverdi.
Bu ne böyle bardak mı saksı mı derseniz de hemen söyleyivereyim. Bu benim içine diş macunumu, diş fırçamı koyduğum kupamsı kap. :) Artık çok sevdiğim kuş figürlerine bakarak dişlerimi fırçalayacağım, he he. :)
Ben böyle bir sürü güzel çizim biriktirmişim ama en çok bu kuşluyu seviyorum nedense. Hatta bu takımın aynısından da yapmak istiyorum. Çeyizime falan koyarım artık ya da öğrenci evimde cicili bicili kullanırım. :)
Bu arada porselen kalemi yıkanınca çıkmıyor. Bu kalemi Balıkesir’den bir kırtasiyeden almıştım. Sanırım hobi malzemesi satan dükkanlarda bulunabilir.



6 Ekim 2013 Pazar

DIY – Minion Yapımı


Nereden bulduysam böyle bir resim kaydetmişim bilgisayarıma. Bir gün bakınırken denk geldim öyle. Sonra aklıma sürpriz yumurtaların sarı kutuları geldi. Olmaz mı ki falan derken bir de bakmışım ki oyun hamurunu ve sarı kutuyu çoktan almıışım bile elime.
Yalnız şöyle bir sorun var ki resimdeki Minion tamamiyle oyun hamurundan yapılmış. Ben o kadar uğraşmak istemedim ve açıkçası o sarı kutuyu değerlendirmek istedim. İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne gitmiştik geçen yıl bir panel için. Orada Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bir standı vardı. Anket yapıyorlardı, sonra da bu oyun hamurundan veriyorlardı. Oyun hamurunu da öyle elde etmiştim. Ama bendeki hamur beyaz tabii.


Ben yine yaptım resimdekine benzetmeye çalışarak. Mükemmel olmadı ama ben eğlenmiş oldum . :) Daha sonra da guaj boyayla boyadım. Sonuç budur. :) Mutluyum. :)