program etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
program etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2012 Salı

Son Haberler


* Yine her zamanki gibi çok yoğunum. Bence bu yoğunluk zamanı iyi yönetemediğimden kaynaklanıyor. Yoksa her zamanki –yıllardı olduğu gibi- yaşamaya çalışıyorum. Ama doğru düzgün bir program yapıp uygulayamıyorum sanırım. Sonra da şikayet ediyorum böyle. Bu huyumu hiç sevmiyorum işte.
* Geçen haftaların birinde bir halk müziği konserine katılmıştım. Arkadaşın doğum günü vesilesiyle ara verilince çıkmak zorunda kaldık ama olsun. Dinlediğim kadarıyla lezizdi.
* Yine geçtiğimiz haftalarda Selçuk’taki Keçi Kalesi’ne tırmandık. 540 metre yüksekliği varmış. Tabii ben pek tırmanabildiğimi düşünmüyorum. Resmen sürünerek çıktım. Uzun zamandır doğru düzgün dinlenmediğim ve uyumadığım için (yine dinlenememeye çıkıyor bu) bacaklarıma kramp giriyor sürekli. Hah işte! Tırmanırken de oldu bu. Ve hüzünlü son. Daha yeni başlamışken yol, benim için işkence gibi önümde uzadı da uzadı kısalacağı yerde. Kaleye çıkıncaya kadar öldüm öldüm dirildim ama vardığımda gördüğüm manzara hepsine değerdi.
* Bu hafta sonu derneğin çalıştayı dolayısıyla Denizli’deydim. Geçen yıl da gitmiştim Denizli’ye. Bir arkadaşımda kalmıştım. Güzeldi. Bu yılda güzeldi. Sunumlardan gözlerimiz pörtlese de orada olmaktan mutluydum.
* Yarın finallerim başlıyor. Bense oralarda, buralarda fink atıyorum. Blogu çok ihmal ettim. Aklımdakileri de unutmadan yazmak istiyorum. O yüzden birkaç post daha ekleyebilirim.
* Okul bitti resmen. Finallerden sonra bitecek yani. İkinci sınıf oldum artık. Zaman ne kadar da hızlı geçiyor yahu.
* Bu yıl için hedeflediğim çoğu şeyi gerçekleştirdim sayılır. Eksikler var tabii ki. Olsun. Düzeltilir. Yine de en büyük eksikliğim çok kitap okuyamamam. Eskisi gibi değil okuma düzenim. Niye böyle oluyor anlamıyorum.
* Ha dün bir fotoğraf sergisine katıldım. Onun da postunu yapacağım inşallah.

Yine karmaşık oldu ama aklıma geldiği gibi yazdım.
Beni mimleyen herkese teşekkür ediyorum. Vakitsizlikten bir türlü cevaplayamadım. Herkesten tek tek özür diliyorum.

26 Şubat 2012 Pazar

‘Söylence’ Fotoğraf Sergisi


Oğuz Nusret Bilik’in Söylence adlı fotoğraf sergisini gezdim dün. Kuşadası İbramaki Sanat Merkezi’nde sergileniyordu.
         Fotoğraflar çok güzeldi bence. Sergi 13 – 25 Şubat arasındaydı.
Şimdi fotoğraflarını görelim. Bol fotoğraf var, onu da söyleyeyim. :)






















13 Ağustos 2011 Cumartesi

Serra’nın Dostları


Sinemamızın bol ödüllü oyuncusu Serra Yılmaz her Perşembe günü NTV Yeşil Ekran için Serra’nın Dostları adlı bir program yapıyor. Bilen bilir, belki görmüşsünüzdür.
Çekimle Ağva’da yapılıyor. Programda hem Ağva’nın o eşsiz güzelliği anlatılıyor hem de gelen konuklar ile güzel sohbetler ediliyor. Ayrıca Serra Yılmaz konukları için yemekler hazırlıyor.
Ben şimdiye kadar Hatice Arslan, Serkan Altınorak, Hümeyra ve Yetkin Dikinciler’i konuk olarak görebildim. Bu programın ne zamandan beri devam ettiğini bilmiyorum, Serra Yılmaz’ın daha başka kimleri de konuk olarak aldığını da bilmiyorum. (Çok fazla televizyon izlemiyorum zaten, bu programı da tesadüfen buldum.) Ama bence çok çok güzel bir program olmuş bu. Hem yemyeşil, muhteşem bir doğa hem güzel konuklar hem de harika sohbetler…

Bilmeyen yoktur bence ama yine de Serra Yılmaz’dan biraz bahsedelim:

13 Eylül 1954 İstanbul doğumlu Serra Yılmaz. Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu. Aynı zamanda bir çevirmen. Sanat hayatına Dostlar Tiyatrosu’nda başlayan Yılmaz, Fransa’da Universite de Caen, psikoloji bölümünden mezun oldu. Uzun yıllar önce dramturg, oyuncu ve Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı olarak, daha sonra Rainer Werner Fassbinder’in ‘Diğerlerinin Adı Ali’ oyununu sahneye koyarak Şehir Tiyatroları’nda yer aldı. İstanbul’da yaşayan sanatçı, Fransızca ve İtalyancadan anında çeviri konusunda profesyonelce çalışmakta olup, Papa 16. Benedict’in Türkiye ziyaretinde çeviri yapmasıyla göze çarpmıştır. Sanatçı, Ferzan Özpetek’in Karşı Pencere filminde büyük başarı elde etmiştir. İtalyan sinema dünyasında iyi tanınan Serra Yılmaz, yurtiçinde ve yurtdışında sinema ve dizi filmlerde rol almaktadır. Tarkan’ın Hüp şarkısının klibinde de yer almıştır. 2011 Venedik Film Festivali’nde ‘İlk Yapıt’ kategorisinde jüri üyesi olarak görev almıştır.   


Ödülleri

*36. Antalya Film Şenliği – 1999, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, Harem Suare
*21. İstanbul Film Festivali 2002, En iyi Kadın Oyuncu
*8. Sadri Alışık Ödülleri – 2003, En iyi Kadın Oyuncu
*21. Siyad Türk Sineması Ödülleri – 1999, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, Harem Suare
*Fransa, Palmes Academiques nişanıyla şövalyelik ünvanı, 2007
*İtalya, Ordine della Stella della Solidarieta nişanı, 2007
Rol Aldığı Oyunlar:
*Yakındoğu’da Emanet: Özen Yula – ‘İKSV ve Japan Performing Arts ortak yapımı’ 2004

Yönettiği Oyunlar:
*Diğerlerinin Adı Ali: Rainer Werner Fassbinder – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 1997

Filmografisi:
*Kaybedenler Kulübü: Tolga Örnek – 2011
*Ses: Ümit Ünal - 2010
*Vavien: Taylan Birederler – 2009
*7 Avlu: Semir Arslanyürek – 2009
*Mükemmel Bir Gün – 2008
* Bir Ömür Yetmez: Ferzan Özpetek – 2007
*Roz’un Sonbaharı -2007
*Parmaklıklar Ardında – 2007
* Dolunay (dizi) * 2005
*Vanilya ve Çikolata - 2004
* Asmalı Konak: Çağan Irmak – Hayat – 2003
*Karşı Pencere: Ferzan Özpetek – 2002
*Gönlümdeki Köşk Olmasa – 2002
*9: Ümit Ünal – 2002
* Aşk Meydan Savaşı - 2002
*Cahil Periler: Ferzan Özpetek – 2001
* O da Beni Seviyor: Barış Pirhasan – 2001
* Yeşil Işık: Faruk Aksoy – 2001
*Güle Güle: Zeki Ökten – 1999
*Harem Suare: Ferzan Özpetek – 1999
* Kaç Para Kaç: Reha Erdem – 1998
* Sıdıka (dizi) – 1997
* Ağır Roman: Mustafa Altıoklar – 1997
* Hollywood Kaçakları – 1996
*Şehnaz Tango – 1996
*İz: Yeşim Ustaoğlu – 1994
*Ay Vakti – 1993
*Tersine Dünya – 1993
*Kanunun Ötesinde – 1992
* Karılar Koğuşu: Halit Refiğ – 1989
*Afife Jale – 1987
*Anayurt Oteli: Ömer Kavur – 1987
*Fikrimin İnce Gülü: Tunç Okan – Sarı Mercedes – 1987
*Sen de Yüreğinde Sevgiye Yer Aç – 1987
*Sevgili Bebeklerim – 1987
* Kupa Kızı: Başar Sabuncu – 1986
* Teyzem: Atıf Yılmaz – 1986
*Davacı – 1986
* Bir Yudum Sevgi: Atıf Yılmaz – 1984
*Seni Seviyorum – 1983
*Şekerpare: Atıf Yılmaz – 1983
*Faize Hücum: Zeki Ökten – 1982








25 Temmuz 2011 Pazartesi

Çek Bakalım


ATV ekranlarında ekrana gelen "Çek Bakalım" dün gece ilk bölümüyle yayınlandı. Kısa film izlemeyi çok sevdiğimden bu yarışmayı merak ettim, tabii bir de Okan Bayülgen var diye de merak ettim. :P Severim kendisini.
Hıncal Uluç, Okan Bayülgen ve Hülya Avşar’dan oluşan bir jürisi var. Hıncal Amca’nın orada ne işi var pek anlamış değilim aslında. Adam bayıla yayıla izliyor her şeyi. Uyuyup kalacak diye korkuyorum vallahi. :P
‘Gençler ya da kendini genç hissedenler, senaryosunu yazacak, oyuncu kadrosunu kuracak, filmini çekecek, milyonlar onları izleyecek...’ diye yazıyor tanıtım yazısında, hatta amatör yönetmenler, kameramanlar için bir fırsat olduğunu söylüyorlar ama dün gece gayet de profesyoneller de geldi, katıldı yarışmaya. Yani aslında belli bir çevrede tanınan adamlar bunlar. Bu program sayesinde de bilmeyenlere de kendilerini de duyurmuş oldular. Okan, seve seve reklamcı rolünü üstlenmiş oldu sanırım.

         Ben en Çok Fabrika ve Topaç isimli çalışmaları beğendim. Özellikle Topaç’ı. Engelli vatandaşlarımızın da engellerini aşabileceği yönünde bir kısa fildi ve bence çok güzel, çok başarılıydı.

         Fabrika ise Hıncal Uluç’un ‘Bizim bir mısır fabrikasıyla anlaşmamız lazım.’ Cümlesi üzerine kurulmuş bir fim. 


Babamın Kovboy Filmleri




Çocukluğuma dair gülümseyerek hatırladığım şeylerden biridir Kovboy filmleri. Babam çok sever kendilerini. Her Pazar TRT1’de çıkardı eskiden. Ve biz ailecek onu izlemek zorunda (!) kalırdık. Kardeşim yoktu diye hatırlıyorum hep. Demek ki 3 yaş civarlarındaymışım hatırladığım zaman diliminde. Ya da o bebekti. Bilemiyorum.
Şimdi konu şu. TRT1’de hala Pazar günleri yayınlıyorlar o filmleri. Ve babam hala izliyor onları. Ve tabii bizde kalvaltı saatine denk geldiği için izlemek zorunda kalıyoruz. Eskiden böyle filmleri severdim diye hatırlıyorum ama nedense dün artık hiç sevmediğimi fark ettim. Hala eski, siyah beyaz filmleri sevsem de neden bunları sevmediğimi anlayamıyorum. Belki de bıkmışımdır artık. :P 

8 Temmuz 2011 Cuma

Bugün ne giysem?




Biliyorsunuz Show Tv’de Bugün Ne Giysem? Adlı bir program yayınlanıyor. Arada bir televizyon açtığımda zaplarken denk geliyorum. O nedir öyle ya? Neymiş Türkiye’nin en şık kadınını arıyorlarmış. Hiç işleri güçleri yok zaten!
Başka kanallarda da var sanırım buna benzer yarışmalar. Hadi yarışmanın formatını geçtim. Geçmeliyim çünkü moda insanları her zaman peşinden sürükleyen bir faktör olmuştur. Ama ne garip bir jürisi var onun öyle ya?! Neydi isimleri? Hah! Nur Yerlitaş, Ivana Sert ve Hakan Akkaya. Tabii insanların isminde de bir şey yok, hem banane ya insanların isminden. :P
Ama bu insancıklar orada her seferinde neden tartışıyorlar anlamıyorum hiç. Üstelik bir de oraya yarışmak için gelen kızları eleştirmek yerine resmen yerin dibine sokuyorlar. Yarışma da olsa bir insana bu kadar hakaret edilir mi? Ne hakları var ki? Başka zaman söze geldi mi ‘Size yakışanı, içinde rahat hissettiğiniz giysiyi giyin’ der bir de modacılar. Ama bu programda hepsini birbirine benzetmeye çalışıyorlar. Hepsi bir makineden çıkmışçasına aynı ve intizami. Peh! Çok saçma ya.
Yazık oraya gelen kızlar da hiç seslerini çıkarmıyorlar. Hele o Hakan Akkaya’nın kadın düşmanı gibi davranması kızlara ayrı bir ilginç olay zaten. Hele ki Nur Yerlitaş’ın kendini beğenmiş o tavırları… Hiçbir şeyi beğenmeyişi… İçlerinde bir Ivana Sert sessiz kalıyor. Bence o da çok iyi ifade edemediğinden kendini. Yoksa o da diğerleri gibi cazgırlaşır. Onun da çanta takıntısı var. Eklemeden geçmeyeyim.
Kim bilir?! Belki de format gereği böyle davranıyorlardır (!). Nasılsa seviyoruz böyle şeyleri. Hâlâ kimse ses çıkarmadığına göre… Sonuç ortada: İzleniyor. 
http://www.yazarport.com/yazar.aspx?yazar=1667