benden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
benden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2015 Pazar

Ben Geldim

         


         Dün Ankara’daydık. ÇYDD’nin 7. Anıtkabir bulaşması ve 10. Temsilciler Kurulu vardı. Ben de temsilciler kurulunda delegeydim.
         Sabahtan Ata’nın huzuruna çıkıp, daha sonra Temsilciler Kurulu için oradan ayrıldık. Kurul, Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde yapıldı. Görevimi yerine getirdiğim için mutluyum.
         Bu sabah 8 gibi de eve döndüm. Yoğun bir programdı ama atlattık bir şekilde.
         …
         Her zaman “Hiç vaktim yok./Çok yoğunum.” gibi cümleler kuran insanlardan hoşlanmayan ve onları çok da anlayamayan bir insan olmuşumdur. Fakat gerçekten hiç vaktim yok ve çok yoğunum ya. Nasıl oluyor anlayamıyorum ama bir şekilde işlerim yetişmiyor.
         Bir önceki yazımda (bitenleri yazmışım) batı turuna çıkacağımı yazmıştım. Çıktım batı turuna. Berbat geçti. Gün gün yazmayı planlıyorum. Biz turdayken okul açılmıştı zaten. Dönünce de dersler, sunumları ayarlamak falan… Uğraşıp duruyoruz. Sunum konularını seçmek bir dertse hazırlamak da başka bir dert. Sunum hazırlamaktan gerçekten nefret ediyorum bu arada. Sunmakta ya da raporunu hazırlamakta bir şey yok. Hatta o kısımlarını eğlenceli buluyorum ama hazırlamak tam bir işkence. Sonra…
         Bazen çok şaşırıyorum. Aynı yolda, aynı amaçla yürüdüğüm insanları hep kendim gibi sanıyorum. Yani, tamam herkes farklı. Ama ortada ortak bir amaç varken orada sadece kendi çıkarını düşünmek bana çok garip geliyor. Hele ki ortadaki amaç belli, hareket belliyken sadece kendine çekmek her şeyi… Garip yani. Üzücü de.
         …


         Dün Temsilciler Kurulu’nda iken çok çok üzücü bir haber aldık. Yaşar Kemal… Çınar dediğimiz güzel adam. O kadar üzüldüm ki o saatten sonra kurula odaklanmak çok zor oldu benim için. Huzur içinde yat büyük üstat!

         

26 Mayıs 2013 Pazar

Buralardan, Benden…

         
Ara tatilden beri eve gitmedim. Ara tatilimiz de bir haftaydı zaten. Okulum bitti 17 Mayısta normalde. 20 Mayısta bütünlemeler vardı, rekor kırarak 3 dersten bütünlemeye girdim. Alttan bir dersim vardı geçen yıldan onu bütünlemesiz verdim. 3 dersten birini geçtim, kalan ikisi henüz açıklanmadı ama geçtiğimi düşünüyorum.
Hazırlıkta ve 1. sınıfta sıkılınca, kafam bozulunca, Aydın ya da ada (Kuşadası) beni boğunca atlar giderdim. Bu yıl çok yoğunum en başta. Bir yere kımıldayamıyorum. Hocalar –nedense- devamsızlık konusunda çok katılar. (Slayttan okuyup okuyup geçiyorlar zaten. Ben evde de yapıyorum aynısını.) Çekip gidemiyorum zaten hep de önemli dersler. İstesemde gidemiyorum. Her şekilde gidemiyorum yani.
Bu yazıyı neden yazıyoruma gelirsek dün facebookta bir albüm gördüm. Lisedeki hocalarım ve öğrenci olduklarını düşündüğüm gençler Değirmen Boğazı’na gitmişler. :(( İçimde bir haset, bir kıskançlık fırtınası koptu maalesef. Bizim zamanımızda hiç böyle şeyler yapmıyorlardı bizimle. Birkaç gün önce de mezuniyet balosu varmış. Bizim balomuz da olmadı. :(( (Küçük Emrah modundayım şu an. ) Değirmen Boğazı mesire yeri bu arada. Güzeldir, yeşilliktir, sakindir…
Bir kere sınıfcak okuldan kaçıp Değirmen Boğazı’na gitmiştik. Güzel bir anımdır. Onda da kızmışlardı zaten. :)
Şimdi ben bu albümü gördükten ve kıskançlık faslını atlattıktan sonra aldı mı beni bir hüzün. Yaaa ben de evimi özledim. Sokağımızı özledim. Penceremin önündeki erik ağacımı özledim. Ailemi, arkadaşlarımı özledim. Değirmen Boğazı’na gidip yeşilliklerde piknik yapmayı özledim. Atatürk Parkı’nda dondurma yiyip çekirdek çitlemeyi özledim diye iç çeke çeke ağladım bir güzel. :(
Ama gerçekten özledim ya. :(
Öyle evime, şehrime çok bağlı biri değilimdir normalde. Üniversiteye ilk başladığım günlerde zorluk çeken, ağlama krizlerine giren biri de olmadım arkadaşlarım gibi. Ama arada sırada oluyor, geliyorlar.
Özledim işte.
Niye mi gitmiyorum okul tatil olduğu halde. Stajım var ne yazık ki. Bugün başlıyorum hem de. Yani kesin olarak yarın başlıyorum da bugün formatı anlatacaklar bana. Tüm yaz adada olmak zorundayım sanırım. :(