eylül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eylül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Eylül 2013 Pazartesi

Eylül

      


         Yürümeyi çok severim ben. Üzgünken, mutluyken, canım sıkkınken… Özellikle de sinirliyken… :) (Kimseyi kırmak istemediğimden hemen oradan uzaklaşıp sakinleşinceye kadar yürürüm, saatler sürebiliyor bazen ama.)

         Bu sabah uyandığımda kendime şöyle bir baktım. Son zamanlarda –hatta son 3 yıldır- feci halde kilo aldım ben. Tamam hiç zayıf olmadım, hep kiloluydum da şu anki durum bambaşka. Yuvarlandığımı hissediyorum resmen. İşte bu sabah uyandığımda kendime baktığımda da “Elif, ne iğrenç oldun sen ya?!” dedim ve egzersiz yapmaya başladım. Sonra –yine- evde burnumu bile dışarı çıkartmadan bir gün geçirdikten sonra –Kuşadası çok sıcak, ve ben güneşi hiç sevmem- saat 18:30 civarı birden kendi kendime gaza geldim. Eşortmanlarımı giydim ve sokağa fırladım. Evimin iki alt sokağında stadyum var benim. Oraya gittim hemen. Bir saat boyunca yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm.
         Stadyum ne kalabalık oluyor arkadaş akşam üzerleri. Amcalar, teyzeler, abiler, ablalar, bir takımda oynadıklarını düşündüğüm güzel liseli kızlar… Genelde yürüyüş yapıyorlar. Arada koşan da çıkıyor aralarında.
         Bu arada yürürken düşündüm tabii. En çok bunu seviyorum işte. :) Yazmakta olduğum kitabı düşündüm. Niye bir türlü istediğim gibi olmadığını, bu kitabı yazmanın neden bu kadar zor olduğunu, neden yeniden ve yeniden başa sardığımı, yazmazsam nasıl içimde patlayacağını, yazarsam nası kurtulacağımı… Bir sürü şey işte.
         Şu an saat 1:59 olsa da, çoktan 2 Eylüle geçmiş olsak da bunun 1 Eylülün sihri olduğunu düşünüyorum. Eylülü çok severim. Her taraf renkli yaprak dolsun, evet.
         Başladım da inşallah devamını getirebilirim. Bakalım yarın gidecek miyim stadyuma?! Çok üşengecim bu konuda ya. Hele ki dışarıdan geldiysem mümkün değil bir daha dışarı çıkmam. Hiçbir kuvvet çıkartamaz hatta. Bakalım. Yaşayıp göreceğim ama bu vücudu gördükçe stadyumda yatasım geliyor, orası ayrı.

         Nedense Eylül ayı benim için yılbaşı gibidir. Ben bu ayda yeni kararlar almayı ve uygulamayı seviyorum. İlk kararım spordu ve bugünlük hayata geçirdim. Darısı yarının başına.
         Ah, yürümek ve eylül çok güzel. :)

        Not: Fotoğraf İzmir Karşıyaka'da bir yürüyüşümüz sırasında çekildi. 




1 Eylül 2013 Pazar

Eylül, Sonbahar, Yapraklar


Anlamlandıramadığım bir şekilde eylülü çok seviyorum. Sonbaharı çok sevdiğimdendir diyeceğim ama niye ekim ya da kasım değil de sadece eylül?!
Bilemiyorum.
Ama bildiğim bir şey varsa o da ben hırka insanıyım. Hırka giymeyi çok seviyorum. Ne sıcak ne soğuk olacak hava da. Yere düşen renkli yaprakları izlemeyi seviyorum. İki tarafında da ağaç olan ve yapraklarla kaplanmış yollarda yürümeyi seviyorum her ne kadar Kuşadası’nda bunu pek bulamasam da.
Salep içmeyi seviyorum. Yeşil çayımla film izlemeyi seviyorum. Her ne kadar kahve ve türleriyle aram çok iyi olmasa da bu mevsimde arada sırada kahve içmeyi de seviyorum.

Sonbaharla ilgili görselleri de seviyorum. Böyle kocaman bir fotoğraf arşivim bile var. Birkaç tanesini de buraya koyayım. Bulunsun. Arada özledikçe açar bakarım. :)








Not: Fotoğrafların hiçbiri bana ait değil. Genelde pinterestten alındı.