belgesel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
belgesel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2017 Perşembe

Living On One Dollar

         


         Merhabalar;
         Bugün sizlere Ekim sonlarına doğru izlediğim bir filmden bahsetmek istiyorum. Aslında buna deneysel belgesel film falan da denilebilir bence. Yani ben öyle demeyi tercih ediyorum. :)
         Filmin konusu şöyle: 4 arkadaş Guetemala’da 2 ay boyunca günde 1 Dolar ile yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. 2 ay boyunca yaşadıkları deneyimleri de filme alıyorlar. Tüm bu süre boyunca açlık, parazitler gibi çeşitli zorluklarla baş etmek zorunda kalıyorlar. 60 gün boyunca geçirdikleri değişimi de fotoğraflıyorlar.
         Guetemala’ya gittikten sonra orada yaşayan insanların hayatlarından da kesitler sunuyorlar ve onlar gibi bahçelerine de turp ekiyorlar. Ben bu kısımları da çok sevmiştim. Onların dilini öğrenirken kendileri de onlara dillerini öğretiyorlar. Filmde hayallerini gerçekleştirmek isteyen yerlilerden de bahsediliyor.


         İnsanı, neden bu kadar çok tüketiyoruz? Dünyada ne kötü şartlar altında yaşamaya çalışan insanlar varken bizim bu hiçbir şeyi beğenmeme huyumuz nedir böyle dedirtiyor insana. İnsan, insan olmaktan utanıyor.
         Güzel, düşündürücü bir filmdi.

         Hala benim gibi izlemeyenler varsa izlemenizi tavsiye ederim.

10 Mart 2013 Pazar

Kadınlar Günü ve Evcilik


            
         Dünya Kadınlar ya da Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun!
         Bir güne sığdırmamak lazım ama öte yandan da bir günümüz olması da güzel. Dün gece eve geç geldiğimden yazamadım. Bugün yazıyorum.
         Dün gece Kuşadası Fotoğraf ve Sinema Sanatı Derneği’nin (KUFSAD) bir etkinliğine katıldım. Bingöl Elmas’ın yönettiği Çocuk Gelinlerin Öyküsü – Evcilik adlı belgeselim gösterimi vardı. Ardından da Bingöl Elmas Hanımla bir söyleşi gerçekleştirdik.
         Bingöl Hanım daha önce de böyle işlere imzasını atmış. Bu kadar önemli bir konuya dikkat çekmek için yaptığı çalışmalar gerçekten takdire şayan. Çocuk gelinler kendi öykülerini anlatıyorlardı. Bir kadının “Kendim bir çocukken doğurduğum çocuğa annelik yapmamı bekliyorlardı. Çocuğumu hiç istemedim. Onu kendimden bir parça gibi benimseyemedim.” Cümlelerindeki çığlık hâlâ kulaklarımda.
         Aileler, töreler, elalemlerin karar vermesiyle bitmiyor oysa ki. Bir çocuk gelin oluyor ve bir sürü yıkım yaşanıyor. Doğurduğu çocuklara da ne kadar anne olduğu/olabildiği tartışılır. Yan yana büyüyen iki çocuk kardeş olabilir anca.
         Kapı girişinde de kadına yönelik yapılan her türlü şiddete dikkat çekmek için mor kurdele dağıtan ÇYDD’den dernekdaşlarım vardı.
         *Fotoğrafı etkinliğin facebook sayfasından aldım.
         KUFSAD’ın sayfasına gitmek için tıktık.