Bir Kadın Öyküleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bir Kadın Öyküleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2017 Çarşamba

Bir Kadın Öyküleri

         


         Merhaba,
         Önce güzel bir haber ile başlayayım.
         Tosbağa Kitap ile bir projede yer aldık. 17 kadından 17 farklı hikayeyi derlediler ve bunlardan biri de benim yazdığım hikaye. Kitabımızın ismi Bir Kadın Öyküleri.
         Kitabın arka kapak yazısını paylaşıyorum:
         “Kadının değeri hiç kuşkusuz ölçülemez. Hayatın her alanında, yapılan her şeyde bir kadın dokunuşuna ihtiyaç var. Buna rağmen kadının değerinin hiçe sayıldığı, dışlandığı, mental ya da fiziki şiddetlere maruz kaldığı dönemler yaşıyoruz. Bu nedenle iki bin on yedi yılının sekiz mart gününde, kadının önemine atıfta bulunan bu temsili günde, desteğimizi ve savunduğumuz, tarafı olduğumuz düşünceyi göstermek adına bu elektronik kitabı yayınladık. Sadece kadın yazarların öykülerinden oluşan ve kadını konu edinen, bir kadının hikâyesini anlatan öyküler var bu kitapta.”
         Tosbağa kitap bir elektronik kitap yayıncısı ve siz Tosbağa Kitap’ın sitesine girerek kitabı ücretsiz olarak indirip okuyabilirsiniz.  

         Gelelim çelınca. Sona geliyoruz artık.
         19- Manzarasız müthiş bir daire mi, manzaralı tek odalı daire mi?
         Bana kalsa bahçeli müstakil ev isterim amma işte soru başka. Madem seçeneklerimizde müstakil ev yok o zaman tabii ki manzaralı tek odalı daire. Zaten o dört duvar çok sıkıcı, bari dışarıya açılan gözü manzaralı olsun.

3 Mart 2017 Cuma

Bitenler Şubat 2017, Temizlik, Haberler, Ivır Kıvır

         
         Selam bilog.
         Yarın yeni aldığımız çamaşır makinesi gelecek. Biraz ortalığı toparlayayım dedim. Bütün evi süpürdüm, sildim. Dün yıkadığım tabak çanağı dolaplara yerleştirdim. Katlanacak kıyafetleri katladım. Ütülenecekleri ayırdım. Camlar da silinecek ama sürekli erteliyorum. Ev işi yapmaktan hiç hoşlanmıyorum yahu! Çocukluğumdan beri sevmiyorum. Of!
         Biten ürünlerle ilgili yazmayı da okumayı da seviyorum. Ay çıktı diye baktım bitenler kutuma, azıcık şey vardı ama yine de yazayım dedim.


         Watsons Duş Jeli İnci: Kokusuna çok bayılmasam da kullandım bitti. Çok bayıldığımı söyleyemeceğim, almam bir daha zaten şu olaylardan dolayı önünden bile geçmiyorum artık Watsons’un. Zaten uzun zamandır da ihtiyaç dışında hiçbir şey almıyorum da. Neyse bu başka bir konu.
         Isana Deodorant: Daha önce de güllüsünü kullanmıştım. Yazın çantaya atmalık iyi oluyor.
         Gillette Simply Venüs Traş Bıçağı: Ben hep kullan at bıçaklardan kullanıyordum ama bunun yedekte üç tane bıçağı vardı ve kullan atlara göre çok daha iyi. Sevdim.
         Dove Salatalık ve Yeşil Çaylı Sabun: Seviyorum, arada alıyorum.
         Isana Disk Pamuk: Pamuk arayışım devam ediyor hala. Bir arkadaşım bunları önermişti ama bunların da kenarları dikişleri olmadığından birazcık dağılma yapıyorlar. Yine de fena değillerdi. Alınabilir yolum düşerse.
         Sensitive Jenny & Willy Islak Bebek Havlusu: Üçlü olarak Bim’den almıştım ama hiç memnun kalmadım. Bir daha hiç almayacağım.
         Bitenler böyleydi.
         Dağınık bir yazı oluyor ama yazasım var bugün. Daha önce de bahsetmiş olmalıyım Biz Öyle İnsanlar Değiliz’den. Bir e-dergi bu. Daha önce de üç sayı çıkmıştı. Zaten üç sayılık diye başlanmıştı. Sonra yayını durdurdu. Ben bu üç sayıda da yazmıştım. Sonra şubat ayında dördüncü sayı yayınlandı. Yine yazım var. Şuradan tüm sayılara ulaşabilirsiniz.
         Bir başka haberim daha var. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Bir Kadın Öyküleri isimli kitabımız çıkıyor. Yine e-kitap olarak yayınlanacak ve ücretsiz olarak okuyabileceksiniz. Benim de bir öyküm var içinde, 17 kadın, 17 farklı öykü… Heyecanlıyım. Detayları daha sonra paylaşırım.
         Gitmeden bir de şalanjı cevaplayayım da öyle gideyim. Daha işlerim var evde.
         14- En sevdiğin fiziksel acı?
         Yani… İnsan kendine acı çektirmekten zevk alır mı bilemiyorum ama var galiba benim de psikopatlıklarım. Mesela inadım tutarsa bir kitabı sevmesem bile bitirinceye kadar uğraşırım. Normalde her kitabın zamanı vardır, bugün okuyamıyorsam bile biraz zaman geçtikten sonra o kitabı okuyabilirim diye düşünürüm çünkü. Ama eğer o kitap beni kızdırdıysa ve ben işi inada bindirdiysem kesinlikle yarım falan bırakmam ve bitiririm. Bir kitap okumuştum lisedeyken. Melekler falan vardı ve bu melekler cezalandırılıyordu suç işlediklerinde. Kurtlanıyorlardı, o kurtlar vücutlarında dolaşıyordu falan. Kitabın ismini hatırlayamıyorum şimdi ama o zaman midem bulanmıştı o kitaptan ama yine de inat edip bitirmiştim.
         Birde çok sürükleyici bir kitap okuyorsam gözlerimin ağrımasına falan aldırmadan bitirinceye kadar uğraşırım.