hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2014 Pazar

Bu Aralar Ben…

         
·         Bir haftadır ara tatildeyim ben. Bugün son ve yarın okul açılıyor. Ne yazık ki bizim okulumuzun ara tatili hep böyle az oluyor.

Zaten yaz tatillerinden de bir şey anlamıyorum. Yani en uzun ve en rahat tatilimi hazırlığı bitirdiğim yaz geçirmiştim. O yıl Balıkesir’e gitmiştim direkt ve tüm yazı ya bilgisayar başında ya da kitap okuyarak geçirmiştim. Tabii onun haricinde de küçük bir öğrencim vardı; ingilizce ders veriyordum kendisine. O yazdan sonraki yazlarımda hep Kuşadası’nda kaldım ve çalıştım. Yorgunum dostlarım yorgunum. Tatil yapmak istiyorum.
·         Osmanlıca kursum tam gaz devam ediyor. Bununla ilgili ayrı bir yazı yazacağım ama.
·         Dün akşama kadar Japonca çalıştım. Mutluyum sonuç olarak.
·         Okulumuz yüksekokuldu 5 yıllık olmasına rağmen. Ve nihayet bu yıl fakülte oldu. Oldu ama notlarla ilgili de bir değişiklik oldu. Ben bu değişikliğin hâlâ öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını/yaratacağını düşünüyorum. Beni olumsuz etkiledi yani.
·         Bir aydır geçmek bilmeyen hastalığım sonunda geçti. Yani ara ara faranjitim alarm verse de pastillerle günü kurtarabiliyorum.
·         Bu dönem daha da yoğun olacağımı hissediyorum, hadi hayırlısı.
·         Dün Ocak ayının 9. kitabını bitirdim. Çok mutluyum. :) Her ay böyle bereketli geçer inşallah.


29 Aralık 2013 Pazar

Konser, Hastalık, Yaklaşan Sınavlar…

         


         26 Aralık Perşembe günü Atatürk Kültür Merkezi’nde Sunshine Band konseri vardı. Sanırım yılın son konserine de böylece gitmiş oldum.
         Birinci bölümde “Carnaval”, “Long Train Running”, “Donde Estas Yolanda”, “La Vie En Rose”, “Dos Gardenias”, “Padam Padam”, “Superstation”, “Masquenada”, “I Have Nothing”, “Fame”, “Blues” ve “Blue Suede Shoes” seslendirildi. Tabii ki ben Padam Padam’ı beğendim en çok. Çünk Edith Piaf’ı çok severim.
         Birinci bölümün sonlarına doğru kötüleştim biraz. Hastaydım zaten ama konserdeyken artık içerideki havadan mı oldu yoksa tüm gün sokaklarda dolaştığımızdan mı olduğunu bilemiyorum ama ne burnum durdu ne gözüm. Öksürmekten, hapşurmaktan helak oldum. Erkek arkadaşım “Çıkalım istersen.” dediyse de sonuna kadar dayandım konserin.
         İkinci bölümde de “Mi Tierra”, “Neh Nah Nah”, “I Feel Good”, “Mambo Italiano”, “Hasta Siempre Comandante”, “Corazon Espinado”, “Es Oes El Amor”, “Sunny”, “Proud Mary”, “I Wanna Dance With Somebody”, “Tche Tche”, “Sensizlik”, “Ne Kavgam Bitti Ne Sevdam” ve “Sardı Korkular” seslendirildi.
         Gecenin yıldızı ise İbis Maria Guarnaluse Arce oldu. Altı aydır Sunshine Band ile çalışıyormuş ve yanlış hatırlamıyorsam Kübalıymış. Orkestra şefi ve aynı zamanda piyanoyu da çalan Muhittin Yıldız, hep kendisinin üzerinden ilerledi konser boyunca. Çok enerjik bir kadındı yalnız. Birazcık da Türkçe öğrenmiş; “Ankara’nin bağlarii da buklum buklum yollarii…” diye biraz Ankara türküsü bile söyledi. :)
         Konserden eve dönerken birkaç ilaç aldım da kullandım. Şimdi daha iyiyim. 2 Ocakta da finallerim başlıyor. İyi de olmam gerekiyor hani. Şu yazıyı yayınlayayım da biraz daha çalışayım hatta.
         Konserde küçük bir de video çektik. İzlemek isterseniz aşağıda:



         Kendinize iyi bakın lütfen. Ayaklarınızı sıcak tutun ve sıcak şeyler için.